Search for:

Ancient Secrets – 2 : Wine; is a river in paradise that pleases drinkers and does not get drunk
古代秘密-2:葡萄酒; 天堂,使饮酒者不醉不醉
Secretos Antiguos – 2 : Vino; Un río en el paraíso que satisface a los bebedores y no se emborracha

ENG: The roots of the wine are based on Anatolian soil. During the excavations, the first grape seed samples were found in Anatolian villages between 8400 and 8200 before Christ.Wine figures and wine lists were found on the walls in ancient Egypt. It is seen that Egyptians kept records about vineyards, producers, vintage and wine. The Babylonians were the first to pass laws on wine shops.The ancient Turkish trojans, who migrated all over the world, also brought the art of winemaking to their destinations. Later Greeks and Romans made wine. Wine was often prepared with resin or honey and mixed with water. Drinking wine without adding water was considered a barbaric behavior.The Phoenicians, the leading societies of maritime trade, carried the culture of viticulture to the west of the Mediterranean (Northwest Africa, Sicily, Southern Italy, Spain and France).Although the first ties in France were established in 500 BC by Greek immigrants settling in Southern France, the Romans were more influential in the development of viticulture in this country (1st century BC).The wine trade between countries remained under the control of the Romans. With the collapse of the empire, there was a significant decline in the wine trade. It is observed that the wine trade re-developed with the effect of Christianity spreading rapidly in Europe in this period.In the Middle Ages (500-1000 AD), it is seen that viticulture and winemaking were under the protection of monasteries. For many centuries, the monks researched soil, grapevine, grafting, pruning, vintage, fermentation and developed new techniques. The main reasons for doing all this were that they held the wine trade in the middle ages.The accumulation of knowledge took place not in Anatolia, which is considered the place where wine first appeared, but in Europe and more intensely in France.

TR: Şarabın köklerinin Anadolu topraklarına dayanmaktadır. Yapılan kazılarda ilk üzüm çekirdeği örneklerine milattan önce 8400 ile 8200 yılları arasına ait anadolu Köylerinde rastlanmıştır.Eski Mısır’da duvarlarda şarap figürleri ve şarap listeleri bulunmuştur. Mısırlıların üzüm bağları, üreticileri, bağbozumu ve şarap hakkında kayıt tuttukları görülmektedir. Babilliler ise şarap dükkanları üzerine ilk kanunları çıkaran topluluk olmuştur.Dünyanın her yerine göç eden antik türk truvalılar gittikleri yerlere şarapçılık sanatını da götürmüşler. Sonraları Yunanlılar ve Romalılar şarap yapmışlar
Şarap çoğunlukla reçine ya da bal ile hazırlanır ve su ile karıştırılarak içilirdi. Şaraba su katmadan içmek barbarca bir davranış olarak görülürdü. Deniz ticaretinin önde gelen toplumları olan Finikeliler, bağcılık kültürünü Akdeniz’in batısına (Kuzeybatı Afrika, Sicilya, Güney İtalya, İspanya ve Fransa) taşıdılar. Fransa’da ilk bağlar MÖ 500 yıllarında, Güney Fransa’ya yerleşen Yunanlı göçmenler tarafından kurulmuşsa da, bu ülkede bağcılığın gelişmesinde Romalılar daha etkili olmuştur (MÖ 1. yüzyıl). Ülkeler arası şarap ticareti Romalıların hakimiyetinde kalmıştır. İmparatorluğun çöküşü ile birlikte, şarap ticaretinde önemli bir gerileme yaşanmış. Bu dönemde Avrupa’da hızla yayılmakta olan Hıristiyanlığın etkisi ile şarap ticaretinin yeniden geliştiği gözleniyor.Ortaçağ’da (MS 500–1000) bağcılık ve şarapçılığın manastırların himayesinde olduğu görülmektedir. Keşişler yüzyıllar boyunca toprak, asma ,aşılama, budama, bağbozumu ,mayalanma üzerine araştırma yapıp yeni teknikler geliştirdiler. Bütün bunları yapmalarının başlıca nedenleri orta çağda şarap ticaretini ellerinde tutmaları idi. Bilgi birikimi, şarabın ilk ortaya çıktığı yer olarak kabul edilen Anadolu da değil, Avrupa’da ve daha yoğun olarak da Fransa’da gerçekleşti.